11 Nisan 2009 Cumartesi

2

Daha önce anlattığım oyun adına söylemeliyim ki vır vır konuşsak da, aman abi olmadı bu desek de anlattığım grupla müthiş vakit geçirdik. Fena güldük. Tespihler havada uçuştu. Şimdi …


Kaldığım yerden devam.

Bu oyun hayatımda garip bir döneme denk gelmektedir. Bu sefer oyunu oynatan, son oyundaki Rohan şen dülgeri olan pek sevgili yastık savaşçısı ve yatak koruyucusu gr@lımızdır. Bu oyun uzun solukludur. Hatırlayamadığım bir süre arasında geçmiş, her pazarımızı çıtır çıtır yemiştir.

Karakterlere şöyle bir baktığımızda bir orman cücesi, bir tane çekik gözlü Red Sonja kılıklı hatun, bir tane kör orman korucusu (oyunun başında kör değildi bu) ve oyun kenarında ısınıp sonradan oyuna dahil olan ne idüğü belirsiz elf. Geveze ve barış güvercini (aynı zamanda sevgi yumağı) olduğunu belirtmekte fayda görüyorum.

Bu hikayede orman davşanından kel kör yaşlı dilenciye kadar her türlü fazda karakterimi geliştirmem neticesinde ortaya gayet güzel bir amca çıktı. Bıraktığımızda amca kördü, ama sesleri Daredevil misali kullanıp kendine şahane görüntüler yaratabiliyordu. İnsanların bir şeylerini de görebiliyordu aslında. Oradan kızgın mı sakin mi nedir anlaşılabiliyordu. Onu oyun boyunca anlayamadım. Tabi oyunun sonunda bir ışın kılıçlarım eksikti.

Cüce yaratığı da orman cücesi olarak üstüne leopar postu (nereden bulduysa artık) kafasına tüylü şapka geçirmiş, ağaç baltasını almış. Ormanda geziniyordu. Nasıl oldu ne bitti demeden gruba dahil oldu. O zaman gözlerim var tabi. Leopar desenini ve tüylü şapkayı görünce gülmemek elde değil. Oyunun neşe kaynağı olması dışında işlevi gruptaki gadını korumak, bana küsmek, düşmanı ısırmak gibi faaliyetlerdi.

Ortamın bıyıklı kızı (zira İTÜ’den kendileri) gadın barbar olarak karşımıza çıkıyor. Bunun da nereden çıktığını anlayamadım ama hikaye anlatıcımız bir handa tanışma klişesinden bizi kurtarmaya çalıştığı için hepimiz ormanda tanıştık. Ondan sonra bu kız pek dayanmadı. Gitti gelmedi. Kenarda ısınan yedeğimiz oyuna dahil oldu.

Buradan sonra oyunun gidişatını tümden değiştirecek olaylar zinciri gelişmeye başladı. Biz garip garip yerlere girdik. Yanımızda Gandalf kılıklı bir adam, bir tane bin kere de kessen ölemeyen lanetli insan evladı, bir tane kendini tanrı olarak görmeyen bir tanrı, bir tane de dere kenarından bulduğumuz ıslak bir kızla (geveze elf) varken dağ tepe dolaşıp orada burada savaştık. Uzunca bir süre.

Çok sevdik. Bittiğine üzüldük ama geriye dönüp baktığımda hatırladığım dümdüz şeyler beni daha çok üzdü şimdi. Keşke adam gibi bir party daha kurulsa da güzel güzel oynayabilsek.

Hiç yorum yok: